Zebh Ne Demek? Tarihsel Bir Perspektif Tarih, geçmişin sadece bir kronolojik sıralaması değildir; aynı zamanda bugünü anlamamıza yardımcı olan bir aynadır. Geçmişteki kelimeler, ifadeler ve kavramlar, günümüzün toplumsal yapılarından, değerlerinden ve dünyayı algılayış biçimlerinden izler taşır. “Zebh” kelimesi, halk arasında çok bilinen bir terim olmayabilir; ancak tarihsel köklerine indiğimizde, bu kelimenin taşıdığı derin anlamlar ve zaman içindeki evrimi, toplumların değişen değerleri ve kültürel etkileşimleri üzerine önemli ipuçları sunmaktadır. Zebh, İslam’ın ilk yıllarındaki pratiklerden Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yönetim biçimlerine kadar birçok farklı dönemde varlığını sürdürmüştür. Peki, Zebh tam olarak ne demek ve tarihsel bağlamda nasıl bir öneme sahiptir? Zebh’in Etimolojik Kökeni…
Yorum BırakYazar: admin
Edebiyatın Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi: MİT Personelinin Maaşı Üzerine Bir Düşünce Kelimeler, bir toplumun dokusunu şekillendirirken, aynı zamanda bireylerin ruh hallerini, toplumların bilinçaltını ve varoluşlarını yansıtan birer aynadır. Edebiyat, bu kelimeler aracılığıyla insan ruhunun derinliklerine iner ve onun en karanlık köşelerinden en parlak ışıklarına kadar her yönünü keşfeder. Anlatılar, güç ilişkilerinin, kimliklerin ve toplumsal yapının inşa edilişini yansıtırken, aynı zamanda bir toplumun değerlerini, önceliklerini ve sınırlarını da çizer. MİT personelinin maaşı gibi, hemen her toplumda gündeme gelen ve kimi zaman gizemli bir şekilde örtülen konular, edebiyatın sahip olduğu dönüştürücü gücüyle anlam kazandığında, arka planda yatan toplumsal gerçeklikler birer sembol…
Yorum BırakFalaka Konusu Nedir? Ekonomi Perspektifinden Kapsamlı Bir Analiz Kaynakların kıt olduğu bir dünyada, her birey sürekli olarak seçimler yapmak zorundadır. Bu seçimlerin sonuçları, yalnızca fiyatlar ve ürünler üzerinde değil, aynı zamanda kültürler, eğitim sistemleri ve hatta cezalandırma biçimleri üzerinde bile hissedilir. “Falaka konusu” geleneksel anlamıyla fiziksel bir ceza biçimini ifade eder — kişinin ayak tabanlarına vurulan sopa ile uygulanan dayak yöntemi olarak tanımlanır — ancak bu kavramı ekonomi perspektifinden incelediğimizde, fırsat maliyeti, bireysel davranışlar, piyasa dinamikleri, kamu politikaları ve toplumsal refah gibi daha geniş meselelerle ilişkilendirilebilir. ([Sorumatik][1]) Bu yazıda, fiziksel cezanın tarihsel bağlamını mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi çerçevesinde analiz…
Yorum BırakLozan Antlaşması ve Kültürlerin İnşası: Antropolojik Bir Bakış Bir toplumun kültürü, tarihsel olaylar, toplumsal yapılar, ritüeller ve sembollerle şekillenir. Kültürler, sadece davranışlar ve inançlar dizisi değil, aynı zamanda insan kimliğini, akrabalık ilişkilerini, ekonomik sistemleri ve daha fazlasını belirleyen bir yapıdır. Bu yapılar zamanla dönüştükçe, bir toplumun kimliği de değişir. Tarihteki önemli anlaşmalara baktığımızda, bu tür dönüşümlerin en belirgin izlerini görürüz. Peki, kültürlerin ve kimliklerin inşası, sadece insanlar arasındaki ilişkilerle mi sınırlıdır? Yoksa büyük tarihsel olaylar, kültürel yapıların yeniden şekillenmesine neden olan temel dönemeçler midir? Lozan Antlaşması, işte böyle bir dönüm noktasında imzalanan, hem toplumsal yapıları hem de ulusal kimlikleri şekillendiren…
Yorum BırakGeçiş Objesi Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Sosyal ve siyasal yapılar, zamanla değişir, dönüşür ve bazen bu değişimler bireylerin, grupların veya toplumların deneyimlerinde derin izler bırakır. Bu dönüşüm süreçlerinde, toplumsal düzenin sağlanması, iktidarın paylaşılması ve yurttaşlık haklarının yeniden tanımlanması gibi dinamikler büyük rol oynar. “Geçiş objesi” kavramı, sosyal bilimlerde sıkça karşımıza çıkmaz, ancak toplumsal değişim süreçlerinde, özellikle bireylerin ve toplumların sistemsel dönüşüm ve kriz anlarında geçirdiği psikolojik, toplumsal ve siyasal evrimleri anlamak için kritik bir kavramdır. Bir toplumun ya da bireylerin normlar, değerler ve güç ilişkileri arasında geçiş yaptığı dönemde, çeşitli semboller, ritüeller ve imgeler “geçiş objesi” olarak…
Yorum BırakNFT Nasıl Yapılır ve Satılır? Dijital Sanatın Kısa Süreli Yükselişi NFT’ler, yani “Non-Fungible Token”lar, son yıllarda dijital dünyada adeta bir çılgınlık halini aldı. Birçok kişi, bu yeni teknolojiyle ilgili bir şeyler yapmak istiyor ama biraz belirsizlik ve kafa karışıklığı da var. “NFT nasıl yapılır ve satılır?” sorusu, özellikle sanatçılar, koleksiyoncular ve yatırımcılar için cevaplanması gereken bir soru. Ancak, ne yazık ki bu konuda pek çok “kısa yoldan zengin olma” vaadiyle karşılaşıyoruz. Gerçekten de NFT, sanatı ve dijital sahipliği devrimsel bir şekilde değiştirebilir, ancak bazı yanları da o kadar parlak değil. NFT Nedir ve Nasıl Yapılır? NFT’ler, dijital varlıkların, blok zinciri…
Yorum Bırak“Çanakkale Kitabını Kim Yazdı?”: Bir Felsefi İroni ve Etik, Epistemolojik, Ontolojik Sorgulama Düşüncelerimizin ve anlatılarımızın gerçeği nasıl şekillendirdiği üzerine düşündüğümüzde, her zaman derin bir soru belirir: “Gerçek nedir?” Gerçek, bizim inandıklarımızdan mı, yoksa sadece gördüğümüz ve duyduğumuzdan mı oluşur? Bir olayın ya da bir dönemin anlatılmasında, o olayı yaşayanların ya da o dönemi kavrayanların bakış açıları ne kadar etkili olmalı? Çanakkale Savaşı, Türk milletinin hafızasında silinmez izler bırakmış bir tarihsel olaydır. Peki, bu tarihi olayın anlatılmasında kimlerin, hangi bakış açılarının etkisi vardır? Ve daha da önemlisi, “Çanakkale kitabını kim yazdı?” sorusuna verilen yanıtlar, o döneme ait hakikat anlayışlarımızı nasıl şekillendiriyor?…
Yorum BırakTürkiye’de Kaç Nur İsmi Var? Bir İsim, Bir Tarih: Derinlemesine Bir Keşif İsimler, bir insanın kimliğinin en önemli parçalarından biridir. Onlar, sadece bir bireyi tanımlamakla kalmaz; aynı zamanda kültürün, geleneklerin, inançların ve bazen de bir dönemin izlerini taşır. Bugün hepimizin çevresinde sıklıkla duyduğumuz, belki de en çok sevilen isimlerden biri olan “Nur” ismi, günümüzde giderek artan bir popülerliğe sahip. Ancak, Türkiye’deki Nur isminin ardında ne kadar derin bir tarih yatıyor? Gerçekten Türkiye’de kaç kişi bu isme sahip? Bu soruları daha derinlemesine incelemek, hem isimlerin anlam dünyasına hem de Türk kültüründeki değişimlere dair bir pencere açacaktır. Bazen bir ismin gücü, duyulduğu…
Yorum BırakMemur Alımı: Felsefi Bir Perspektiften Hayatımızın çoğu, başkalarının kararlarının ve toplumsal yapıların etkisiyle şekillenir. Bazen bir an durup, sorarız: “Beni kim seçiyor? Kim karar veriyor hangi yolda ilerleyeceğime?” Bu sorular, toplumsal yapının nasıl işlediği ve bireylerin bu yapıdaki yerlerinin nasıl belirlendiği üzerine düşündürür. Memur alımı, insanların devlet ve kamu hizmetlerinde çalışmaya hak kazanıp kazanmayacağını belirleyen bir süreçtir. Ancak bu basit bir işe alım süreci değildir. Derrida’nın “Her seçim bir ihanet içerir” sözünü aklımıza getirerek, bu sürecin etik, epistemolojik ve ontolojik boyutlarını ele almak, insanın varoluşsal anlam arayışını da sorgulamak demektir. Etik Perspektif: Adalet ve Eşitlik Memur alımı süreci, doğrudan etik…
Yorum BırakEşin Babası Mahrem Mi? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektiflerinden Bir İnceleme İnsanın kendini tanıma yolculuğu, yalnızca kendisiyle değil, etrafındaki insanlar ve ilişkileriyle de şekillenir. Bu yolculuk, bazen karşımıza beklenmedik soruları çıkarır: Birinin mahremiyetini ne belirler? İlişkilerde sınırlar nasıl çizilir? Eşin babası gibi yakın bir aile bireyiyle mahremiyetin sınırları, bu soruların gözlemlerimizi zorladığı bir alandır. Eşin babası, “mahrem” midir, yoksa toplumsal ve bireysel sınırlar bu ilişkiyi yeniden tanımlamamıza mı olanak verir? Bu yazıda, hem etik, epistemoloji hem de ontoloji bakış açılarıyla bu soruyu ele alacağız. Her bir perspektif, bizim anlayışımızı şekillendirecek ve bizi daha geniş bir felsefi tartışmaya sürükleyecektir. Etik Perspektif:…
Yorum Bırak